BİLDİRİ DETAY

H. Hüseyin TAŞAR
ÖĞRENCİ MERKEZLİ EĞİTİM YAKLAŞIMLARININ SINIF YÖNETİMİNE YANSIMALARI: ADIYAMAN İLİ ÖRNEĞİ
 
Giriş: Öğretmene bilgiye ulaşma ve aktarma görevi veren ezberci/ klasik eğitim yaklaşımı, yerini, öğrenciye ihtiyacı olan bilginin nerede olabileceği, bu bilgiye nasıl ulaşılacağı, bilgiyi yeniden yapılandırma ve sunum biçimlerinin nasıl yapılacağı konularında yardım ve motivasyon sunan yeni anlayışa bırakmıştır. Günümüzde, eğitim programları, ölçme değerlendirme yaklaşımları, ders kitabı gibi öğeler, giderek öğrenci merkezli şekillenmeye başlamıştır. Eğitim sisteminin ana unsuru olan öğretmenlerin, sınıf yönetimi konusunda yeterli düzeyde bilgi ve beceriye sahip olmaları, uygun bir öğrenme ve öğretme ortamının oluşumu ve devamı açısından önemlidir. Bu araştırmada, ilkokullarda görev yapan sınıf öğretmenlerinin görüşlerinden hareketle, sınıf içi etkinliklerde temel alınan öğrenci merkezli eğitim yaklaşımlarının, sınıf içi istenmeyen öğrenci davranışlarının oluşumuna etkisi çalışılmıştır. Amaç: Bu araştırma, öğrenci merkezli eğitim yaklaşımlarının, sınıfta istenmeyen öğrenci davranışlarının oluşumuna olan etkilerini, ilkokullarda görev yapan sınıf öğretmenlerinin görüşleri temelinde incelenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmada öğretmenlerin sınıf içi etkinliklerde, öğrenci merkezli eğitim yaklaşımlarını temel almalarının, sınıf içi istenmeyen öğrenci davranışlarının meydana gelme sıklığına etkisi ne durumdadır? sorusuna cevap aranmıştır. Araştırma, sınıf içi etkinliklerde öğrenci merkezli eğitim yaklaşımlarını temel almanın, sınıf yönetimine etkileri konusunda, araştırmacı, öğretmen ve okul yöneticileri nezdinde bir farkındalık oluşturması açısından önemlidir. Kapsam: Yapılan bu araştırmanın evrenini, 2016–2017 eğitim-eğitim yılında, Adıyaman ili merkez ilçede bulunan ilkokullarda görev yapan sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Örneklemi ise Adıyaman ili merkez ilçede bulunan ve araştırmacı tarafından uzman görüşü alınarak belirlenen 5 ilkokulda görev yapan öğretmenler arasından gönüllülük ilkesi temel alınarak seçilen 10 katılımcıdan oluşmaktadır. Araştırmaya ilişkin çalışmalar devam etmektedir. Sınırlıklar: Araştırma 2016–2017 eğitim-eğitim yılında, Adıyaman ili merkez ilçedeki ilkokullarda görev yapan sınıf öğretmenlerinin; öğrenci merkezli eğitim yaklaşımlarının, sınıfta istenmeyen öğrenci davranışlarının oluşumuna olan etkilerine ilişkin güreşleri ile sınırlı tutulmuştur. Yöntem: Araştırmada, görüşmeler yoluyla toplanan verilerden ortaya çıkan kavramlar, anlamlar ve ilişkiler ayrıntılı bir biçimde ele alındığından araştırma nitel bir çalışmadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, uzman görüşü alınarak araştırmacı tarafından geliştirilen yarı-yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Görüşme formunun kapsam geçerliliğini sağlamak için, araştırmaya dâhil edilmeyen üç sınıf öğretmeni ile ön görüşmeler yapılarak, görüşme formundaki soruların anlaşılır olup olmadığı kontrol edilmeye çalışılmıştır. Verilerin analizi sürecinde içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Analiz sürecinde, öncelikle bireylerin fikir birliğine vardığı veya varamadığı noktalar belirlenerek, birbirleriyle ilişkili olan ifadelerin aynı grup altında toplanması çalışmaları yapılmıştır. Veri toplama sürecinde, sunulan görüşlerin gizli tutulacağı ve sadece araştırma amaçlı kullanılacağı güvencesi verilmeye çalışılmıştır. Verilerin analizi sürecinde araştırmaya katılan öğretmenler; SÖ1, SÖ2, SÖ3, şeklinde kodlarla tanımlanmıştır. Bulgular: Sınıf içi etkinliklerde temel alınan öğrenci merkezli eğitim yaklaşımlarının, sınıf içi istenmeyen öğrenci davranışlarının oluşumuna etkisi konusunda bir kısım katılımcının görüşleri şu şekildedir: “Etkinliklerde öğrenci merkezli eğitim yaklaşımlarını temel aldığımda öğrenciler aktif olduğu için sınıf içi istenmeyen davranışlar daha düşük düzeyde oluşuyor. Klasik sistemde öğrenciler, etkinliğe katılamadığı için, disiplinsiz davranışlar daha fazla oluyor” (SÖ1). “Sınıfların kalabalık olması, müfredatın geniş olması gibi nedenlerle öğrenci merkezli eğitim yaklaşımlarını çok da uygulayamıyorum. Derslerimde daha çok düz anlatım yöntemini kullanıyorum. Bu da çocukların ilgilerinin dağılmasına ve bir süre sonra dersten kopmalarına ve kendi aralarında konuşmalarına neden oluyor”(SÖ7).“Öğrenci merkezli eğitim yaklaşımları öğrencileri etkinliğe katmaya zorladığı için, yanındaki arkadaşıyla konuşma fırsat bulamıyor. Örneğin drama yöntemini kullandığımda; etkinliğe katılmayan öğrenciler, etkinliğe katılan öğrenci davranışlarına odaklandıklarından sınıfta kendi aralarında konuşma türünden davranışlar oluşmuyor”(SÖ3).“Tüm etkinliklerde öğrenci merkezli eğitim yaklaşımlarını uygulayamıyorum. Bu bağlamda en büyük engel sınıf mevcutlarının kalabalık oluşudur. Öğrenci temelli eğitim yaklaşımlarını uyguladığımda, istenmeyen davranışlarda ciddi azalmalar oluyor”(SÖ5).“Sınıf mevcutları çok olduğu için, öğrenci merkezli eğitim yaklaşımlarını uygulayamıyorum. Çünkü bütün öğrencileri etkinliğe katmak, onlara görevler, vermek zor oluyor”(SÖ8).“Öğrenci merkezli eğitim yaklaşımlarına dayalı sınıf içi çalışmalarda, öğrenciler büyük oranda etkinliklere katılmak istiyorlar. Öğrencilerin etkinliklere katılımı durumunda diğer arkadaşları ile konuşması, onlara sataşması en aza iniyor. Bir konuyu öğrencilerin canlandırması durumunda, sınıftaki hava hemen olumluya dönüşebiliyor. Bu durumda, çocukların dikkati uzun süreli oluyor. Daha dikkatli dinliyorlar”(SÖ10). Elde edilen veriler neticesinde, katılımcıların sınıf içi etkinliklerde temel alınan öğrenci merkezli eğitim yaklaşımlarını uygulama durumu ile sınıf içi istenmeyen öğrenci davranışlarının azalması arasında anlamlı ilişkinin olduğu belirlenmiştir. Sonuç: Çalışma sonunda, sınıf öğretmenlerinin öğrenci merkezli eğitim yaklaşımlarının sınıf içi istenmeyen öğrenci davranışlarını azalttığına inandıkları, ancak sınıftaki öğrenci sayılarının çok olması ve mevcut müfredat içeriğinin yoğunluğu nedeniyle bu yaklaşımları istenilen düzeyde uygulayamadıkları sonucuna ulaşılmıştır.

Anahtar Kelimeler: öğrenci merkezli eğitim yaklaşımı, sınıf yönetimi, sınıf öğretmeni, ilkokul.



 


Keywords: